Bir hukukçu ile bir avukatın arasındaki farkın ne olduğunu biliyor musunuz?

Nazmi Türkkol
Nazmi Türkkol
  • 17.10.2017

Bir hukukçu ile bir avukatın arasındaki farkın ne olduğunu biliyor musunuz?

Öncelikle her ikisi de hukuk fakültesinden mezun oluyorlar. Okul bittikten sonra avukat olarak çalışabilmek için 3 yıl mecburi stajı tamamlaması gerekiyor. Bunun için en az yedi yıldır avukatlık mesleğini icra eden tecrübeli bir avukatın yanında çalışması gerekiyor. Bu staja başladığını baroya bildirerek kayıt olur ancak kaydı staj eğitimini başarılı bir şekilde bitirmesi şartıyla kabul edilir ve mahkemede yemin eder. Üç sene sonra bu eğitimi başarı ile bitirenler, barodaki kayıtlarını kesinleştirerek bağımsız avukat olarak çalışmaya başlarlar. Hukukçu olarak çalışmak isteyen mezunlar için böyle bir
mecburiyet bulunmamaktadır.

Bir hukukçu mahkeme nezdinde sadece vatandaşın bizzat yapabileceği işleri yapabilir. Örneğin; idari mahkemeye müracaat edebilir, ve sulh mahkemesinde (Kantongerecht) müvekkilini temsil edebilir. Diğer mahkemeler için sadece avukatların dava açma yetkisi vardır.

Avukatın yukarıda bahsettiğimiz yeminin iki temeli vardır. Birincisi Kral’a sadakat ve bununla birlikte de anayasaya sadakat. İkincisi de avukatın kendisinin inanmadığı ve güvenmediği bir davayı savunmak zorunda olmamasıdır. Bu yemin ilk olarak Napolyon zamanında 1910’da yürürlüğe konmuştur. Avukatın avukat olduktan sonra uyması gereken kurallar en son olarak 1992’de değiştirilmiştir. Bu kuralların ne olduğuna bakmadan önce son dönemde yapılan bir güncellemeden bahsetmek istiyorum. Bu sene yürürlükte olan kuralların güncel olup olmadığını, değişmesi gerekip gerekmediğini araştırmak için bağımsız bir komisyon kurulmasına karar verildi. Yürürlüğe giren bu yönetmelik doğrultusunda eski baro başkanı bu komisyonun başkanı olarak görevine başlamıştır. Hazırlanan raporun 2017 yılının sonuna doğru barolar birliğine sunulması beklenmektedir. Şu an çeşitli uzmanlarla, avukatlarla mevcut kuralların ne şekilde güncelleneceği konusunda görüşmeler yapılmaktadır

Avukatın uyması gereken kurallar 39 maddeden oluşmaktadır ve birkaç kategoriye göre ayrılmıştır; Müvekkil ile olan ilişki, mahkemedeki duruşu, avukatlar arasındaki görüşmeler ve maddi kurallar. Bu kurallar avukatın bağımsız, taraflı, uzman ve dürüst olmasını sağlamaktadır. Öncelikle bir avukatın müvekkilini bağımsız olarak savunabilmesi gerekmektedir. Bu nedenle müvekkilini oluşabilecek çıkar çatışmaları karşısında koruması gerekmektedir. Mesela daha önce savunmasını yaptığı eski bir müvekkile karşı yeni müvekkilini savunamaz. Bu nedenle avukatların müvekkil dosyasını ve kayıtlarını iyi tutmuş olması gerekir. Şüphe uyandıracak durumlarda müvekkilini bu durumla ilgili önceden uyarması gerekir.

Diğer taraftan da bu bağımsızlığını koruyabilmesi için hiçbir zaman başka bir kurumdan, aracıdan yada avukattan komisyon karşılığı dava almaması gerekir. Davaları almadan önce de müvekkili ile yüz yüze görüşmüş olması ve mümkün oldukça yapmış olduğu anlaşmaları da yazılı olarak teyit etmesi gerekmektedir. Müvekkilinin çıkarlarını/haklarını savunurken, avukatın kendi çıkarının olmaması için Hollanda’da yüzdelik anlaşması yasaktır. Daha anlaşılır bir şekilde açıklamak gerekirse, müvekkilin karşı taraftan tazmin edilmesini istediği miktar üzerinden avukat herhangi bir komisyon isteyemez. Amerika’da ve Türkiye’de bildiğimiz başarı yoksa ödeme de yoktur (no cure-no pay) anlaşması yasaktır. Müvekkil sonsuz olarak avukatına güvenebilmelidir. Bu nedenle gizlilik hakkı çok önemlidir.
Avukat da bu gizliliği tutmak için elinden geleni yapmalıdır. Bu demek değil ki, avukat müvekkilin her istediğini yapmak zorundadır. Müvekkilinin haklarını savunurken elbette müvekkilin isteklerini temel alarak savunmasını hazırlayacaktır. Ancak müvekkilin gerçekçi olmayan hukukdışı talepleri karşısında, avukat davayı reddetme yada devam etmeme hakkına sahiptir. Çünkü avukat yaptığı işin sorumlusudur.

Hiç bir avukat müvekkilin talepleri arkasına sığınamaz. Müvekkil kendi davasını savunmak için istediğini söyleyip yapabilir ancak avukat dürüst olmak ve böyle davranmak zorundadır.

Eğer avukatınızın bu kurallara uymadığını düşünüyorsanız, öncelikle şikayetinizi avukatınıza bildirmek, buradan bir sonuç alamamanız durumunda kendisini baroya şikayet etmek hakkına sahipsiniz. Baro bu şikayetin çözümlenmesinde aracı görevinde bulunur. Tarafların anlaşamama durumunda dosyayı disiplin mahkemesine iletir.

WLT advocaten
Middenweg  57- A
1098 AD Amsterdam
T 020 – 6851 715 / F 020 – 6835 430
turkkol@wltadvocaten.nl / www.wltadvocaten.nl

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ