15 Mart Genel Seçimlerini okurken

Nuray Özçelik
Nuray Özçelik
  • 02.05.2017

Hollanda Parlamentosu’nun (Tweede Kamer) 150 üyesinin seçimi sonuçlandı, hayırlı olsun; VVD 33, PVV 20, CDA 19, D66 19, Groenlinks 14, SP 14, PvdA 9, CU 5, PvdD 5, 50Plus 4, SGP 3, Denk 3 ve FvD 2 sandalyeyi hak ettiler. Halkın Özgürlük ve Demokrasi Partisi (Liberal Parti, VVD) ve İşçi Partisi (PvdA) koalisyonununu hangi koalisyon takip edecek bekleyip göreceğiz, dörtlü koalisyon ufukta görünmekte.

Sonuçlardan çıkarılması gereken iki önemli konu mevcuttur. İlki Hollanda Türkiye arasında yaşanan krizler mevcut başbakan Rutte’ye yaradı, Geert Wilders’in zararına oldu. Başbakan Rutte bu krizlerde pasif davransaydı Wilders’in sıçraması kaçınılmazdı. Krizler esnasında Rutte Wilders’e “Bağırmayla, çağırmayla değil icraatla olur bu işler.” diye ders vermiş oldu. İkincisi ise PvdA’nın çökmesi ve DENK Partisinin 3 sandalye ile adeta seçimin istenilmeyen galibi olması, Türklerin ve Faslıların oylarının artık çantada keklik olmadığı kanıtlanmış oldu. Sylvana Simons’u DENK’ten koparan güç bundan sonra nasıl girişimlerde bulunacak zamanla görülecektir.

Türk insanı mevcut seçim sonuçlarından genel olarak memnundur, Wilders korkusu yaşanmadı ve stratejik olarak Denk’e verilen oylar hedefine ulaştı. Sylvana şayet koparılmasaydı, sandalye sayısı en az dört olacaktı.

Türk insanının siyasi çalışmalarını bundan sonra daha da aktif hale getirmesi gerekmektedir.

Türk’ün (ve elbette Faslıların) sesini duymamazlıktan gelen PvdA’nın durumu ortada, diğer siyasi partiler de gelecekte muhtemelen milletimize yönelmek için başka yollar deneyeceklerdir. Elbette birinci parti çıktığı için VVD başbakanlığa talip, koalisyon kurulacak ve dörtlü bir koalisyon beklenmekte. VVD daha önceki seçimlerde olduğu gibi Wilders’in PVV’sini muhatap almamakta. Bu da belki gelecekteki seçimlerde de artık PVV’nin bu ülkenin yönetiminde yer alamayacağının bir sinyali olacaktır. Fakat göz ardı etmememiz gereken bir konu var ki, o da PVV sayesinde diğer partiler de popülist yaklaşımlardan artık kaçmamaktadırlar. Sağ da, sol da yapılan son seçimlerde artık bunu açıktan gösterdiler. Jan Marijnissen bile facebook üzerinden Türkçe yazışmalara açıktan artık cephe alabiliyor ve Hollandaca yazışılması gerektiğini belirtebiliyor.

Hollanda’da kalıcı olduğumuz için yaşamış olduğumuz ülkenin kaderine ortak olduğumuz düşüncesini her zaman canlı tutmalıyız. 

Bunun için de uyum çok önemlidir. Uyumu yakalayabilmek için en önemli sebeplerden biri de siyasette aktif olmaktan geçer, ister aktif olup siyasetçi olarak, ister pasif olup oy kullanarak. Bu seçimlerde işte bu oy kullanma konusunda Türk insanı güzel bir katılım sağlamıştır, bunda elbette Denk Partisinin de bu seçimlere katılımı etkili olmuştur.

Türk insanı yerleşik siyasi partilere güvencini azalttığı için Denk’i bir fırsat olarak gördü. Bu sebepten dolayı da Denk’ten büyük bir beklenti içinde, artık bu beklentilere cevap vermesi gereken 3 sandalyeli Denk partisidir. Tabi fazla da aşırı beklenti içine girmemek lazım. Denk yeni bir parti, sadece 3 sandalyesi var ve engeller ve suçlamalar çok ve daha da çoğalacaktır. Denk bu seçimde özellikle Türklere ve Faslılara yöneldi, bir Hollanda partisi olduğunu kanıtlamak için diğer kökenli insanlara da yönelme çalışmalarını mutlaka çoğaltmalıdır.

15 Mart seçimlerinin en önemli getirisi Türk insanının bu seçimlerde sandığı bulmasıdır.

Yüzdelik henüz belli olmasa da geçen seçimlere  göre katılım daha yüksektir.  İnşallah bu katılım gelecek seçimlerde daha da yükselecektir. Gönül ister ki artık insanımız parti tüzük ve çalışmalarını takip ederek oy kullansınlar. Türk insanı kendi değerlerine düşman olmayan, herkesi önyargısız kucaklayan siyasetçileri arzulamaktadır, bu sebepten stratejik olarak oyların büyük bir kısmı Denk’e gitmiştir.

Murat Gedik

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ