DünyaHollandaMansetTürkiye

Bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum!

ogretmenHer çocuk doğası gereği merak ederek öğrenerek gelişir ve büyür. Pek tabii ki bu süreçte öncelikli görev çocuğun ilk eğitimini ve terbiyesini aldığı anne ve babaya düşer fakat okul çağına gelindiğinde devreye öğretmenler girer. Ancak bir gerçek vardır ki o da okul çağına gelmiş olan bu çocuğun tam manasıyla yardıma muhtaç bir halde olduğudur. İşte bu nedenledir ki öğretmenler çocukların ailesinden uzak bulundukları zaman dilimlerinde onların en büyük yardımcısı konumundadırlar zira onlar, çocuklarımıza ihtiyaç duydukları okuma ve yazma becerisi ve bilgi dağarcıklarını geliştirip güçlendirmelerine ve kültürlenmelerine katkı sağlayacak bilgileri sunmakla görevli oldukları halde bunları sunmakla kalmazlar aynı zamanda büyük özveri ve çabalar sergileyerek onların her türlü sorunları ile ellerinden geldiğince ilgilenmek suretiyle adeta onlara ikinci bir aile ortamı ve sıcaklığı sunarlar.

Bu sayededir ki çocuk, sosyal hayata daha hızlı bir şekilde entegre olarak toplum içerisinde bir aidiyet duygusu kazanır ve kendini içinde yaşadığı toplumun ve mensup olduğu milletinin bir parçası olarak görür. Bütün bu aşamalarda imzası olan öğretmenler, verdikleri eğitim ile aynı yetiştirmekte oldukları bireylerde vatan ve millet sevgisi, fazilet, fedakârlık, düzen, disiplin ve özgüven duygularının gelişmesine de katkı sağlayarak onlara başarıya giden yolu da göstermiş olurlar

Bu gün gelinen noktada; gelişip kalkınmada ve güçlenmede eğitim ve öğretimin yeri inkâr edilemez. Bir toplumun ortaya koyduğu eğitimin kalitesi diğer bir deyişle eğitim ve öğretim sektörüne verdiği ve biçtiği değer onun aynı zamanda gelişmişlik ve kalkınmışlık derecesi ile de alakalı olacaktır. Bu sebeple kültür, sanat, bilim, teknoloji ve ekonomik alanlarda kalkınmış ve ilerlemiş olmak hiç kuşku yok ki eğitim ve öğretim sorunlarını çözmüş toplumlar olmakla mümkün olacaktır.

Latin alfabesinin kabul edilmesinden sonra 24 Kasım 1928’de açılan Millet Mektepleri ile okuma yazma seferberliği başlatılmış, bu alanda yürütülen gayret ve çabalara Başöğretmen sıfatıyla katkı sağlamıştır. İşte bu nedenledir ki Millet Mektepleri’nin açıldığı tarih ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, ülkemizde 1981 yılından beri “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.

Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet henüz millet adını almak kabiliyetini kazanmamıştır. Ona basit bir kitle denir, millet denemez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. Bu yüzdendir ki Öğretmenler, insanları eğiten, onlara sorumluluk duygusunu aşılayan, iyiyi doğruyu, güzeli ve faydalı olanı öğreten, ülkemizin geleceği ve teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin kişilik olgusunun istenilen yönde gelişimine katkıda bulunan fedakâr insanlardır. Öğretmenlerimiz üstlendikleri bu görevlerini her zaman en iyi şekilde yerine getirmişler ve yüce milletimize layık olacak bir düstur içerisinde görevlerini yapmışlar ve yapmaya da devam etmektedirler.

Reklam

Yukarıda aktarmaya çalıştığımız sebeplerden ötürüdür ki Öğretmenler günü, öğretmenlerimiz ve öğrenciler arasındaki sevgi ve saygının doruk noktasına ulaştığı bir gün olmalıdır. Keza bu müstesna güne anlam ve önemi itibariyle bakıldığında öğretmene gösterilen sevgi ve saygının bir bakıma topluma verilen değerin de yansıması olduğu da asla unutulmamalıdır. Bu açıdan öğretmenler günü, fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimizin değerinin bir kez daha düşünülüp onların milletimiz için değerinin anımsandığı bir gün olmalıdır.

Reklam

Bu duygularla memleketimize üstün hizmetleri geçmiş tüm öğretmenlerimizin öğretmeler gününü kutluyor ve ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun.

Daha Fazla Göster

Mahmut Erozturk

Guncel haber Genel yayin yonetmeni

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu