Köşe Yazarları

Çağın Vebası Boşanma

Hollanda’da  ne yazık ki boşanma sayısı artarken, evlilik sayısı da düşüyor. Boşanmak kaçınılmaz hale geldiyse bu durumu da en az hasarla atlatmak gerekiyor. Hele arada çocuklar varsa çiftlerin bu konuda da çok dikkatli olması gerekiyor

Boşanma, Türk toplumunda istenilmeyen bir olaydır. Kadın için de erkek için de hoş karşılanmayan bir durumdur. Toplumun boşanmak isteyen kadına verdiği ilk mesaj, “olmaz” ve “son bir kere daha denemelisin” biçimindedir.

Toplum, kadınlara erkeğe göre daha katı bir tavır koymaktadır. ‘Sen kadınsın, ne yaparsın, nasıl geçinirsin, ne yiyip içersin, başkalarına bu ayıp durumu nasıl söylersin, ben başaramadım nasıl dersin, dul kadının toplumda yaşaması zor, çocukların için katlanmalısın, biz senin aileniziz bizi rezil edemezsin biçiminde tepkiler gelmektedir. Bu tepkilerin altında çevreye karşı başarısız olmanın verdiği korku, kaygı, ayıplanma, kabul edilmeme yatmaktadır.

Erkeklere yönelik tepkiler ise, ‘sen erkeksin nasıl başaramazsın, çocuklarını düşünmüyor musun? Çocuklara kim bakacak? Kendine nasıl bakacaksın? Yemeği, ütüyü nasıl yapacaksın? Bulaşığı kim yıkayacak, ailesi biz sana bakamayız şeklinde tepkiler gösterebilir.

 

Büyük umutlar, sevinçler, heyecanlar ve aşkla bir araya gelen insanlar; boşanma sürecinde birbirlerine karşı çok acımasız ve yıkıcı olabiliyor. Evliliğin getirdiği yıpranmalar, yaşanan sorunlar, insanları yabancılaştırmıştır.

Reklam

Güzellikler unutulmuş, hep kötü olaylar hatırlanır hale gelmiştir. Taraflar karşı tarafın açıklarını kollamaktadır. Mağdur olduğunu düşünen taraf, bütün gücünü kullanarak diğerine zarar vermeye çalışır. Tamamen negatif duygular devrededir.

Reklam

Şöyle bir baktığımızda Önce hangi durumların boşanmayı haklı kıldığını bir sıralayalım.

Eşimize karşı duygularımız bitmiş ve ona yabancılaşmışsak, varlığı dahi rahatsız etmeye başlamışsa.

Eşimizde ciddi alkol-madde, kumar, internet, pornografi gibi bağımlılık düzeyinde alışkanlık var ve tedavi olmuyorsa.

Zihnimiz ve hayalimiz başka insanlara kaymaya; eşimizden soğumaya başlayıp ve bundan suçluluk duymuyorsak.

Eşimizi aldatıp bunu devam ettirmek istiyor ve değişik insanlarla ilişki sürdürmekten heyecan duyuyorsak.

Eşimize karşı cinsel hiçbir istek duymuyor ve eşimizle seks yapmak bir işkence gibi geliyorsa.

Evin ihtiyaçları karşılanmıyor, aç-açık bırakılıyor, fakat kendisine rahatlıkla harcama yapıyorsa.

Eşimiz devamlı ailesiyle arkadaşlarıyla vakit geçirip çoluk-çocuğunu ihmal ediyor ve bunun doğru olduğunu savunuyorsa.

Aile yaşamı ve sorumluluğunu yürütmek zor geliyor ve bu yüzden agresifleşiyorsak.

Eşimizin hakaret, aşağılama, sürekli küçümseme tavırları varsa, fiziksel şiddet uyguluyorsa.

İstemediğimiz halde değişik cinsel fantezilere zorluyorsa.

Eşimiz ısrarla çocuk yapmaya yanaşmıyor ve biz çocuk diye yanıp tutuşuyorsak.

Eşimiz sürekli olarak hep onun dediklerini ve onun değerlerini benimsememiz konusunda baskı yapıyor ve kişiliğimizi yok sayıyorsa.

Eşimizde ciddi fiziksel ve ruhsal hastalık var ve tedavi olmak istemiyor, bütün aileyi de perişan ediyorsa.

İŞTE AZ HASARLA BOŞANMANIN 7 ALTIN KURALI 

1)Kesin kararınızı verdiyseniz, aile ve çevrenin baskılarına aldırmayın. Vicdanınızı ve aklınızı dinleyin. Kafanızın karışmasına izin vermeyin. En kötü karar dahi kararsızlıktan iyidir.

2)Eşinizi asla bir düşman gibi görmeyin. Onun da insan olarak hakları ve duygularının olduğunu asla unutmayın. Çocuklarınız da varsa hayat boyu yüz yüze bakacağınızı unutmayın.

3)Ayrılmayı bir felaket olarak değil, yeni bir yaşama başlama fırsatı olarak görün. Özlediğiniz, düşlediğiniz hayatın planlarını kurun. Önünüze çıkacak yeni imkanları düşünün. Bu, ayrılma acınızı hafifletecek ve eşinize daha insani davranmanızı sağlayacaktır.

4)Duygularınızı, özellikle öfkenizi kontrol edin. Eşinizin sizi suçlaması ve kızdırması karşısında durumu eşitlemeye çalışmayın. Duygularınızı ve egonuzu tatmin etme peşinde olmayın. Sizin yangına körükle gitmeniz yangını daha da alevlendirecektir. Etkinin tepkiyi doğuracağını unutmayın. Amacınızı saptayın. Eşinizi kızdırmak, üzmek, aşağılamak, köşeye sıkıştırmak ne işinize yarayacak? İntikam mı alacaksınız? Duygularınız tatmin mi olacak? Sonra ne olacak? Unutmayın ki, kin, nefret, intikam duyguları sahibine büyük zararlar verir.

5)Eşinizle bir ortaklığı bitirdiğinizi varsayın. Ayrıldıktan sonra onun üzerinde bir hak iddia etmeyin. Yoluna çıkmayın. Zihninizi ve mesainizi yeni bir yaşama yoğunlaştırın. Ayrıldığınız eşinizle medeni ve dostça bir ilişki kurun. Geçmişte yaşayan geleceği inşa edemez. Siz geleceğinize odaklanın. Zamanı ve hayatı ıskalamayın.

6)Çocuklarınızı düzenli olarak alın ve bire bir vakit geçirin. Onların eğitimleriyle ilgilenin. Okullarına gidin. Yaz tatillerinde birlikte tatil yapın.

7)Ayrıldıktan sonra hemen evlenmeyin. Ayrılık travmasını atlatana kadar ciddi hiçbir ilişkiye girmeyin. Duygusal boşluk dönemlerinde sağlıklı karar verilemediğini unutmayın.

 

Kaynak
Mahmut Erozturk
Etiketler
Daha Fazla Göster

Mahmut Erozturk

Guncel haber Genel yayin yonetmeni

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı