Dünya

Esad kıyı devletine razı mı oluyor?

Suriye’de 200 binden fazla kişinin ölümüne neden olan Beşar Esad’ın artık tüm ülkede varlık iddia edemeyeceği algısı belirginleşiyor. Doğuda IŞİD terör örgütü, kuzeybatıda El Nusra, güneyde Özgür Suriye Ordusu ve kuzeyde Kürtler olmak üzere; dört yılda oluşan blokların son dönemde sağlamlaşması ülkenin de facto bölünmeye gittiğini gösteriyor.

Suriye’deki aktivistlere dayanarak dünyaya bilgi aktaran Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin direktörü Rami Abdulrahman, Reuters’a yaptığı açıklamada “Suriye ilan edilmemiş bir bölünme evresinde. Rejim birçok cepheye yaptığı takviyeleri minimum düzeye indirerek stratejik önemi olan alanlara odaklanıyor” diyor.

 

Rejimin kıyıya çekilmesine dair son dönemde yaşanan en önemli askeri gelişme, ‘Kıyı Kalkanı Tümeni’nin oluşturulması. Yeni birliğin amacı, Nusayrilerin yaşadığı kıyı şeridi köylerini korumak. Abdulrahman’a göre, şu an birliğe gönüllüler kaydediliyor; İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah güçleri eğitim veriyor. Suriye’yi takip eden bir diplomatın verdiği bilgiye göre ise, mayıs ayının ortasından bu yana İran’ın organize ettiği binlerce yabancı ek kuvvet Suriye’ye ulaştı. Ancak bu ek kuvvetler Şam ve kıyı şeridi etrafına yerleştirildi.

DERAA DÜŞEBİLİR

Reklam

Mart ayından bu yana rejim sürekli olarak toprak kaybetti, askerlerin sayısı giderek azaldı. Savaşın değiştiğine dair ilk işaret kuzeybatıdaki İdlib kentinin El Nusra liderliğinde kurulan Fetih Ordusu’na kaybedilmesi oldu. Zira Türkiye’ye yakın konumdaki İdlib, Esad’ın memleketi Lazkiye’ye çıkan yolu açmış oldu. Ayrıca şu an İdlib ve Cisr es-Şuğur’da yeni komuta merkezi oluşturan Fetih Ordusu, buradan Halep’in rejimin kontrolünde olan batı bölgesine güçlü bir saldırıya hazırlanıyor.

Güneyde İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah’ın muhalifleri püskürtme girişimi başarısız olurken, Deraa kenti ÖSO birliklerinin oluşturduğu Güney Cephesi adlı gruba geçmek üzere. Bölgede bir yandan da El Nusra nufüz kapmaya çalışıyor.

Kuzeydoğuda ise Kürtler Telabyad’ı almaları ile iki kantonlarını birleştirmişti. IŞİD doğuda Rakka’da hakimiyetini tartışmasız hale getirirken Deyrizor eyaletini de başkentinin yarısı ve bir askeri üs hariç olmak üzere ele geçirmiş durumda.

London School of Economics Uluslararası İlişkiler profesörü Fawaz Gerges, “Suriye’yi tekrar birbirine yapıştırmak oldukça zor olacak; sosyal bağlar artık çözüldü. Esad’ın hüküm sürdüğü alan ise (kıyı şeridi), iyi kötü bir temel kimlik noktası. Orada çok sayıda Sünniler ve Hıristiyanlar da var ama bunlar orta ya da üst sınıfa mensup” diyor.

120 BİN NUSAYRİ ÖLDÜ

Esad rejimi artık en büyük müttefikleri Rusya ve İran tarafından da bir azınlık yönetimi olduğu, Sünni isyancılar ve cihatçılar karşısında gereken insan gücünü karşılayamayacağını kabul etmesi yönünde baskı görüyor. Abdulrahman, “Artık her şey bitti” diyor ve ekliyor: “Beşar, buna ikna olmamamış olabilir, ama Suriye’de en büyük kaybı veren Nusayriler ikna oldu. Resmi ölüm belgelerine göre ordu ve milislerde görev yapan 80 bin Nusayri yaşamını yitirdi. Gerçek rakamın ise 120 binin üzerinde olduğu düşünülüyor.”

Daha Fazla Göster

Mahmut Erozturk

Guncel haber Genel yayin yonetmeni

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu