Köşe Yazarları

HOLLANDA’DA TOPLUMSAL SORUNLARIMIZ

Yıllarca – ki yaklaşık 50 yıl - kafamızın yarısı Türkiye’de, Türk siyasetinde ve Türk siyasetçilerinde bir saatımız Türkiye’yi düşünmeden geçmedi

Hemen hemen her gün her platformda Türkiye siyaseti ile sohbetlerimizi bile tatsızlaştırdık…
Saygıyı, sevgiyi unuttuk…
Birbirimize tahammül edemez olduk..
Aklımızı, düşüncemizi yaşadığımız ülke ile değil hep Türkiye ve Türk siyaseti ile uğraşır hale geldik..
Haram mı helal mı hiç düşünmedik, çocuklarımıza sarılmayı unuttuk…
Hemşeri derneklerimizle kendimizi saflaştırdık, ayrıştırdık..
Sıkıntılarımızı , sorunlarımızı yaşadığımız Hollanda’da Hollanda kurumları yerine Türk siyaseti ve Türk devleti ile çözmeye çalıştık…
Yaşadığımız Hollanda’da mutlu olmayı beceremedik..
Herkes bir yana çekildi..
Ortamı boş bulanlar çıkarları için her türlü hileyi, düzenbazlığı yaparak hem Türk Devleti hemde Hollanda Devleti’ni dolandırdılar….
Varlıkların en mükemmeli olan İNSAN olma vasfımızı unuttuk…
Paylaşmayı, sevgiyi, saygıyı unuttuk..

Çocuklarımıza aile baskısı uyguladık kaçırdık elimizden onları, bizden kaçtılar uzaklaştılar..
Çocuklarımıza nerde ne işde çalışıyorsun nerden para kazanıyorsun diye soracağımıza eve gelip elimize bıraktıkları EURO’ların nerden geldiğini sorgulamadık…
Kaybettik onları…
İntihar edenler, hapse girenler, polisle hep sıkıntı yaşayan gençler haline soktuk…
Ne oluyor bize diye sormadık…
Gençlerimiz resmi makamlara itaatsizlikle, sosyal toplum kurallarını hiçe saymakla anılır oldu hatta a sosyal gençlerimizi görür olduk..

Hollanda devletine ve ülkesine karşı nefret duyan, saygı beslemeyen gençlerimizin sayıları artmakta hatta “ Hollanda’da doğduğum güne lanet olsun” diyen bir gençlerimiz var..
Gençlerimizde başta eğitim, aile içi ve sosyal itaatsizlik sorunları gittikçe artmakta,
özellikle Hollanda Türk Toplumunda son yıllarda % 40 ‘e varan eşler arası boşanma ile birlikte 13-14 yaşlarında gençlerimiz kendilerini ailenin reisi olarak görmekte ve sosyal psikolojik sorunlarla karşı karşıya bırakılmakta ve bu gençlerimizin geleceği karartılmaktadır.
Gelecekleri karartılan gençlerimiz yaşadıkları aile içi şiddet, ayrımcılık, sosyal yaşantılarında ki olumsuzluklar nedeniyle kriminel suç örgütlerinin pençesine düşmektedirler.

Kurumlarımız geçmişte çok önemli değerli çalışmalar yapmış olmalarına rağmen kendilerini geliştirme yolunda adımlar atmadıkları, yalnızca Hollanda devletinin verdiği subnavsiyonlara bağımlı hale geldikleri için, toplumumuz da yaşanan sorunları görebilecek ve bu sorunları, sıkıntıları proje kapsamında orataya koyup Hollanda devletine güçlü bir şekilde iletecek ve de Hollanda kurumlarının toplumumuz hakkında almış olduğu kararlara gerekli cevapları anında verebilecek kurumlarımız olmaktan uzak kalmış oldukları gerçeğini yaşıyoruz..
İnsanları düşüncelerinden ötürü ötekileştirip uzaklaştırdık..
Kendi doğrularımızın hep doğru olduğunu düşünerek karşımızdakileri dinlemez olduk..
Dağıldık sağa sola..
Ayrı tuttuk kendimiz bütünleşemedik Hollanda ile..
Ayrımcılığa ışık tuttuk…
İğneyi kendimiz batıracağımıza hep Hollandalılara batırdık…
Tamam ayrımcılık yok değil, dünya da ayrımcılığın yaşanmadığı ülke var mı?
İslami fobi dediler … Neden dediler diye araştırmadık…
Müslümanlar olarak Hollandalılara örnek olmadık…
Müslüman olduk lakin iyi İNSAN olamadık..
Gerçekten bir şeyleri değiştirmek ve ibreyi bir başka yöne çevirmek istiyorsak bunu ancak ve ancak Hollandılarla beraber yapmamızla mümkün olacaktır..Bu olmazsa olmamız olmalıdır.

İnsanın yaşadığı yerde mutlu, huzurlu olması en tabii hakkıdır fakat bunun için çaba sarfetmesi yaşadığı toplumun da huzur ve mutluluğuna katkı sağlamak içine karşılıklı sevgi, saygı ve toplumsal değerlere önem vererek kendini kabul ettirmesi için bireysel ve toplumsal çaba sarfetmesi de olmazsa olmazları olmalıdır.

Reklam

Yaşadığımız Hollanda artık bizlerin geleceğini inşa edeceği bir ülkedir bunun kabulü ile yaşadığımız bütün sorunlarımızı Hollanda kurumları ile beraber çözmeliyiz diye düşüncelerimizi artık bu yönde değiştirmeliyiz..Hollanda toplumu ile birlikte sosyal, kültürel ve ekonomik bağlarımızı gerçek anlamda tesis ederek ve önümüzde ki yıllara yayayak kuvvetlendirmeliyiz..

Reklam

Az da olsa bize uygulanan ayrımcılığı çok çalışarak, iyi eğitim alarak yaşadığımız Hollanda’da toplumsal, sosyal ve ekonomik olarak bütünleşerek asabiliriz..
Birbirimizi aldatarak değil..Samimi olmayı tahammül etmeyi öğrenmeli ve uygulamalıyız..

Yorulduk artık bıktık ..

Tek çaremiz artık yaşadığımız bu topraklarda nasıl mutlu olabilceğimize kafa yorarak, Türk siyasetinden ve Türkiye siyasetçilerinden uzak durarak başarabileceğimize inanıyoruz..
Yönümüzü Hollanda’ya ve Hollanda’da ki siyasilere çevirerek yaşadığımız bu topraklarda bize refah, mutluluk ve güzel gelecekler hazırlayabileceğine inandığımız politikalar üreten siyasilere seçim zamanında demokratik hakkımızı olan OY verme sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz..

Ne dersiniz.?

Gençlerimizi sanatla, bilimle, kültürle yoğrulmalarını sağlamalıyız..
Türk toplumu olarak birbirimize tahammülü, saygıyı, sevgiyi her platformda birbirimizden esirgemeden kucaklaşıp yeniden başlamalıyız..
Bizlere ters gelen bizi kendi çıkarları için kullanmaya çalışanlara asla izin vermemeliyiz..
Hollandalı komşularımıza daha çok yakınlaşarak artık bu ülkenin bir parçası olduğumuzu her vesile ile onlara hissettirmeliyiz..

Birinci kuşak yok…
İkincik kuşak yaşlanıyor..
Üçüncü kuşak emekliyor, güzel yerlerde, güzel işlerde çalışan kendilerini Hollanda toplumuna kabul ettiren gençlerimizin sayıları artıyor.
Dördüncü kuşak çocuk, bebek halinde…
Heybemizi boşaltmanın zamanı geldi geçiyor..
Artık sırtimızda ki heybenin içindekilerle hesaplaşmalıyız…
Kındar bir toplum olmaya doğru hızla gidiyoruz artık frene basalım..
Lütfen ama lütfen artık kucaklaşalım ne olur…
Yarım milyon insan neden bir araya gelemiyor..

Çıkarlarımızı baş tacı yaptık..
Atık heybemiz doldu yükü kaldıramaz haldeyiz…
Heybenin altında ezileceğiz…
Aklı ve düşünceyi ön planda tutmalıyız..
Para nerden gelirse gelsin ama gelsin bu kabüllenmeyi bırakarak..
Çok ama çok çalışırak alınterimizle Hollanda Toplumu içinde DİK ve ONURLU durmalıyız..
Yarım yüzyılı aşan bir süre buradayız..
Artık bu topraklar vatanımız
Artık geleceğimiz bu topraklarda
Artık uçakların altında KARGO ile gitmeyeceğiz ..
Artık bu topraklarda ebedi istirahatgahlarımıza hazırlanacağız..
Çocuklarımız, torunlarımız bizi artık bu topraklarda ziyarete gelecekler..
Yepyeni bir anlayışla kucaklaşalım artık..
Bağışlamayı,hoş görüyü,sevgiyi, affetmeyi, öğrenelim..

Tek amacımız Hollanda toplumuna devlet adamı ,toplum adamı yetiştirmek,bilim adamı yetiştirmek olsun. Hollanda üniversitelerinde öğretim görevlisi bilim insanlarımızın sayılarını artıran gençlerimizi görelim..
Herkesin herkese saygı duyduğu, herkesin herkesi koruduğu, baş tacı ettiği bir Hollanda Türk Toplumu oluşturalım..
Yepyeni bir toplum bilinci geliştirelim..
Kavgalar bitsin..
Aile dramları son bulsun..
Aydınlık bir yol çizelim kendimize ve bu yolda yan yana omuz omuza yürüyelim..

Saygılarımla
Kamil Kopuz
Kkopuz53@gmail.com

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı