Köşe YazarlarıManset

İNSANLIK

İnsanlık barışa değil savaşa, paylaşmaya değil işgale ve sömürmeye, ışığa değil karanlığa, iyiliğe değil kötülüğe kök salmaya başladı ki durdurulmaz hale geldi akan gözyaşları ile son yıllarda “zavallı insanlık” haline geldi insanlık.!
İnsan olarak kalabilenlerinde; beyinlerinin durduğunu, vicdanlarının sızladığını, ciğerlerinin parçalandiğini, yaşanılanlar karşısında boğazlarında lokmaların tıkandığını ve gözlerinden yaşların boşaldığını, insan olmaktan utanır hale geldiğini görür gibiyim..
Artık; büyük devletlerin ve zengin ailelerin tek düşüncesi “ dünyanın kendi etraflarında döndüğünü “ sanmaları. Tüm tabiatin kendilerine sunulmuş bir nimet olarak görmeleri sonucunda hatta Tanrı’nın kendilerini ayrıcalıklı olarak yarattığını ve biz insanlardan ve tüm canlılardan ayrı tuttuğunu, üstün nitlikli olduklarını sanmaları sonucunda her şeyi yapabilme özgürlüklerinin olduğunu düşünerek hareket ediyorlar.. Yakıyorlar, öldürüyorlar, yok ediyor, parçalıyor, bombalıyor istedikleri ülkede istedikleri insanları idareci olarak atıyor, kullanıyor ve süreleri dolunca da yok ediyorlar..
Çevreyi, doğayı istedikleri gibi kullanıyor, doğada yaşayan canlıları kendi zevkleri uğruna katliam yaparcasına yok ediyorlar..Aydınlatmıyorlar, karanlığa sürüklüyorlar dünyamızı. Dünyanın hepimize yetecek kadar zenginliklerle dolu olduğunu hatta bilimsel olarak şu anda dünyada yaşayan insanların 3 katı daha fazla insana ve doğada yaşayan milyonlarca canlıya bakacak kadar zengin olduğunu biliyorlar bizden fazla bilgileri var..Ama ah şu egolar yok mu, bencillik yok mu vahşi ruhlarını tatmin etmek onlar için ilk tercihleri .
İnsan ve insanlık hakkında ne güzel sözler söylemişler aşağıda bazılarını alıyorum..
“ Merhamet dairesini yaşayan bütün varlıkları kapsayacak denli geliştirene dek İnsanoğlu huzur bulamayacaktır “. ( Albert Schweitzer )
“ Hayvan haklarını da insan hakları kadar destekliyorum. Tam bir insan olmanın yolu budur.” ( Abraham Lincoln )
“Her yaşayan insan hayatın askeridir. Ölüm var her zaman. Ölüm hayata sığıyor ama hayat ölümü aşıyor. Hayat, doğadır. “ ( Halikarnas Balıkçısı )
“ Diğer hayvanları köleleştiren, hadım eden, üzerinde deney yapan ve onlardan biftek yapan insanların, hayvanların acı hissetmediğine dair anlaşılması kolay bir eğilimi var. İnsanlar ve “hayvanlar” arasındaki keskin ayrım, eğer biz hayvanları zerre kadar pişmanlık ya da suçluluk duygusu hissetmeden irademize boyun eğdirmek, bizler için çalıştırmak, onları giymek, onları yemek istiyorsak hayati öneme sahiptir. Hayvanlar fazlasıyla bizim gibiler. “ ( Cemil Meriç )
Günümüz dünyasında ihtiyaç duyduklarımız, barış, merhamet, paylaşım, günde bir kez ölümü hatırlamak, egolarımızdan uzaklaşmak, mütevaziliği seçmek, karşılıklı saygıyı güçlendirmek, güven vermek, sürekli kendini geliştirmek olmalıdır diye düşünüyorum.
Dünya’yı fethetmeye ve bütünüyle hakim olmaya çalışan emperyalist güçler bunu tam anlamıyla başaramadı ama dünyayı mahvetti ve son teknolojik gelişmeler bu mahvoluşu durdurabilecek mi veya verdikleri zararı önarabilek mi? Kocaman bir HAYIR diyebiliriz.. Kaynakları hoyratça harcıyoruz, korkunç derecede bir silahlanma ile korkunç derecede bir “gıda terörü “ ile birlikte hareket ederek artık yok edilen kaynakların tükendiğinin bilinci bile bu mahvetme dürtüsünün çok gerisindedir..
Artık çocuklarımıza ve torunlarımıza “ yaşanabilir ” bir dünya değil “ sorunlu “ bir dünya miras olarak bırakıyoruz o kadar…

Kamil Kopuz
Kkopuz53@gmail.com

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı