ROMANTİZM

ROMANTİZM
  • 25.02.2016
Reklam

Değerli dostlar,
İki bin on altı yılının başlangıcıyla birlikte, sizlerle birlikte bu sayfada istifade edebileceğimizi umduğumuz yazıları paylaşmaya çalışacağız. Öncelikle 2016 yılının başta Müslümanlar olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini dileriz.

Şimdi on sekizinci yüzyıl sonunda başlayan, duygu, coşku ve sembole aşırı yer veren sanat akımı, romantik ortam veya durum şeklinde tanımlanan romantizmin bizleri nasıl ve ne şekilde etkilediğini; sizlerle paylaşmayı uygun bulduk.
Bu tanıma göre, duygu, coşku ve sembole aşırı yer verilmesi ev hayatımızı zora sokmaya başladı. Cidden öyle. İnsanlar içsel/manevi değerlerini yitirdiklerinde, dışarıdan nesnel takviye yapmak zorunda hissederler kendilerini. Geçmişte “bir lokma bir hırka” diyen Müslümanlar ne oldu da lüks tutkunu olup çıktılar dersiniz? İnsanı insan yapan değerler alaşağı edilirse, kişiyi kıymetli hâle getiren prensipler yok sayılırsa olacağı bu tabii ki.
Anne/babalarımızın yaptığı evlilik pratikleri günümüzde yok denecek kadar az maalesef. Onlar evlenirken iyi günde/kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta evlilik yapıyorlardı. Ailelerin çoğu, eşin maddi zorlukları nedeniyle bitiyor örneğin. Hani kötü gündü?
Veya etrafta daha güzel, fiziği yerinde, boyalı süslü kızlar var; veya fit erkekler… Kendi doğum yapıp kilo almış kadınına/ yaş ilerledikçe midesi çıkmış adamına bakınca gönlü geçiyor herkesin. Hopp boşanmaya kalkıyor. Hani sağlıktı?
Duygusal eğilim kısmına gelince…
Allah (cc) bizi Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette uyarırken “…akıl etmez misiniz?”, “…düşünmez misiniz?” diyor. Bizleri düşünmeye, akletmeye çağırıyor. Neydi peki akıl etmek? Kalbin tatmin olduğu, aklın ikna olduğu bilgiye ulaşmak değil miydi? Duyguların yanılma ihtimali vardır her zaman. Ama akıl ve kalp bir araya geldiğinde, yani Allah’ın (cc) emrettiği gibi aklettiğimizde yanılma ihtimalimiz en aza iner. Bu konuyu uzatmaya gerek yok sanırım, çünkü günlük pratiğinizde defalarca test etmişsinizdir bu durumu. Sadece akılla hareket ettiğinizde, içinizde bir şeyler boşlukta kalmıştır. Tam tersi sadece kalbinizle hareket ettiğinizde, sonradan çok üzülmüşsünüzdür. Fakat ikisini bir arada tutabildiğinizde, alınan kararlar sizi zora sokmamıştır. Her evlilik, fıtratı gereği, belirli bir ihtiyaçtan yola çıkarak yapılır. Kimi zaman fiziksel ihtiyaçlar, kimi zaman duygusal ihtiyaçlar, kimi zaman evden kaçıp gitme isteği, kimi zaman sevdiğini sandığı hayali. Öyle ya da böyle evlilik öncesinde beyninizin bir yerlerinde gizli bir kontratınız vardır. O kontrat sizi ilişkiye bağlar. Ancak zamanla kontrat unutulur. Akleden insan, geçmişte o kişiyle niçin evlendiğini hatırlamaya devam eder. Ben zamanında falanca nedenlerle evlenmiştim. Şimdi şartlar değişti diye eşimi değiştiremem, der. Eşini değiştireceğine, zamanın değişen şartlarına göre eşinin pozisyonunu değiştirmeye çalışır.Vaktinde parası yoktu, kimse kendisiyle evlenmiyordu, para pula meraklı olmayan iyi bir kız alan adam, üç gün sonra cebi para görünce piyasadan banknot meraklısı yeni çıtır bulmaz örneğin! Veya zamanında sırf Allah’tan korkuyor diye evlendiği kocası, kendisine yeterince coşku yaşatıp, beş yıldızlı tatillerde sürprizler yapmıyor, diye internetten yeni aday avına çıkmaz Ve psikolojik tanım didiklemesine geldi sıra: Kişinin hayallerine, dışarıdan karşılık bulma çabası. Bu tanım aslına bakarsanız çok tatlı ve masum bir süreç. Her insanın bir hayali vardır. Hayaller insanları diri tutar. Hayal, yapısı gereği motive edicidir. Geliştirici, tetikleyicidir. Her insanın hayali vardır; olmalıdır da… Hayallerin en tatlı tarafı, günün birinde gerçekleşme ihtimalinin olmasıdır. Umut aşılamasıdır. İyi de evliliklerle ilgili sorun nerede? İnsanların evlilikle ilgili hayalleri işgal altında! İşte sorun burada! Ülkenin en doğusundan en batısına kadar evlerde oturan kadınların tamamının hayali aynı olmaya başlamışsa?.. Kadınların tamamı akşam kocasından çiçek beklemeye başlamışsa?.. Erkeklerin hepsi kendisini özel hayatında çıldırtacak (!) vamp kadın isteyip duruyorsa?.. Kadınlar eşlerini cam silerken, halı süpürürken görmek isteyip duruyorsa?.. Adamlar, eşlerinin hayatlarını sürekli canlı/hareketli tutmasını söyleyip duruyorsa?.. Herkes birbirine şiir okuyup, birlikte mum ışığında yemek yeyip, dans etmek istiyorsa vs.

HAYAL BUNUN NERESİNDE?
Hayalin özelliği, kişiye özgü olmasıdır. İnsanlar kes/yapıştır mantığı içinde birbirinden gördüğü şeyleri kopyalayıp, kendi hayatına kaynatmaya çalıştığında işler karışıyor. “Karşı komşunun kocası şunu şunu yapıyormuş, bizimkinde tık yok” endişesiyle, aynı şeyler kendi eşinden bekleniyorsa… “Bizim iş yerindeki bayanlar böyle böyle yapıyorlar…” gibi kıyaslamalarla kendi hanımından benzer şeyler isteniyorsa… hayal bunun neresinde? Kişiye özel oluşu neresinde? Bazen diyorum ki ülkedeki insanların tamamı kola/hamburger gibi oldular maalesef. İlerde Ahmet’le evlenmekle, Mustafa’yla evlenmek arasında bir fark kalmayacak işin kötüsü. Çünkü erkeklerin hepsi aynılaşıyor… Kadınların hepsi de aynılaşıyor. İzmir’deki kızımız çiçek istiyor kocasından, evi temizletiyor adamcağıza yorgun argın işten gelmişken, Anadolu’daki kızlar da. Ayşe’yle evlenmekle, Firdevs’le evlenmek arasında ne fark olacak birisi bana anlatabilir mi? Bunların tamamı duygusal karmaşalardan kaynaklanan, romantizm meraklısı insanların yaşadıkları evlilik sorunları sevgili okurlar. Hayal sizin hayalinizse, kendi iç ilişkilerinizden yola çıkarak yaptığınız tatlı/hoş davranışlar ve beklentilerse, zarar vermek ne kelime, evlilik ilişkinizi inanılmaz eğlenceli noktalara taşır. Ama başkalarının yaptıklarının aynısı kendisine dayatılmaya çalışılan eş, kadın olsun erkek olsun, rahatsız olur. Hırçınlaşır. İlişkiniz zarar görür.
Filmlerden gördüğünüz, her gördüğünüzü istediğiniz romantizm saçmalıkları, evliliklerinizin başına bela oluyor. Peygamber efendimizin Hz. Hatice’yi Hira Dağı’nın tepesine mum ışığında yemeğe davet ettiğini duyan var mı? Eşiyle el ele tutuşup, Mekke sokaklarında kordon boyunda yürür gibi yürüyüş yaptıklarını? Ama mutluydular değil mi? Çünkü eminim kendi iç ilişkilerinde, birbirlerini duygusal anlamda besleyecek çok kaliteli bir ilişkileri vardı. Aksi halde Peygamberimiz eşini kaybettiği o yılları “Hüzün yılı” olarak ilan etmezdi.
Mutlu ve mesut yaşamanız dileklerimle…

Mehtap Kayaoğlu

Etiketler: / /

ReklamReklam
Padişahların daha önce hiç duymadığınız ilginç huyları
Aralarında gerçek bir silahşör olan da var, bestekar da! Kimi koşu halindeki bir atın üzerinden başka bir ata atlayabilecek kadar...
KAHVE SEVENLER DİKKAT
Reflü her dört kişiden birinin sorunu! (Reflü nedir, neden olur? 5 soru, 5 cevapla reflü hastalığı) Yeme-içme zevkini kabusa çeviren...
Hollanda’dan sürpriz ‘Türkiye’ çıkışı
Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok, Türkiye’nin kendi topraklarında suç işlememiş kişileri yargılamak zorunda olmadığını ve terör örgütü DEAŞ üyelerinin gönderilmesine...
Türkiye sınır dışı etmeye başladı! Hollanda’da flaş karar
Hollanda’da mahkeme, terör örgütü DEAŞ’a mensup kadın ve çocuklarının ülkeye dönüşünün kabul edilmesi gerektiğine karar verdi. Terör örgütü DEAŞ’a mensup...
TRT SANATÇISI ERZURUMLU NURULLAH AKÇAYIR HOLLANDA`DA
TRT SANATÇISI ERZURUMLU NURULLAH AKÇAYIR HOLLANDA`DA   Türkiyenin sevilen sanatçılarından Halk müziğinin ustası, Erzurumun değerli sanatçısı Nurullah Akçayır Konser için...
Kalıcı makyaj yaptırırken dikkat!
Profesyonel kalıcı makyaj uzmanı Asuman Karagöklü, son zamanlarda kadınların sıklıkla tercih ettiği kalıcı makyaj uygulamalarında, geri dönüşümsüz sıkıntılar yaşamamaları için...
Uzmanlardan sebze uyarısı: Salgınlara da neden olabilir
Uzmanlar, zehirlenme durumuyla karşı karşıya kalınmaması için sebze ve meyvelerin tüketilmeden ve pişirilmeden önce bol su ile yıkanması, sirkeli suda...
Sosyal medya’da şantaj  yapan çetesi
Hollanda’da yaşları 15 ila 18 arasında değişen bir grup gencin, sosyal medya aracılığıyla çıplak görüntülerini elde ettikleri çok sayıda kişiye...
Schipol Havalimanı’nda ‘yanlış alarm’ paniği
Amsterdam Schipol Havalimanı’nda İspanyol havayolu şirketi Air Europa’ya ait Amsterdam-Madrid seferini yapmaya hazırlanan uçağın pilotunun yanlışlıkla uçak kaçırma alarmını çalıştırdığı...
GÜNAYDIN…
Yaşamın en güzel ve en anlamlı kelimesidir günaydın.. Sağlıkla her güzel güne başlamak aslında bize Tanrı’mızın bir lütfudur ve ona...
TÜRKİYE’DE MALINI GİZLEYENLER YANDI
Hollanda’nın ardından Belçika’da, yurt dışındaki malvarlıklarını araştırmak için özel şirketlerle anlaşıyor. Türkiye’de evi olduğu halde sosyal konutta oturan bir Türk...
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 4. hafta heyecanı başlıyor
Gruplarda 4. hafta maçları, yarın ve 6 Kasım Çarşamba günü yapılacak. Galatasaray, A Grubu’ndaki 4. maçında çarşamba günü TSİ 23.00’te...
Rutte: NATO, Türkiye’siz yapamaz
Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Türkiye’nin, güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzur getirmek amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekatı...
Hollanda, Irak’ta IŞİD’e yönelik hava operasyonunda sivillerin de öldüğünü kabul etti
Hollanda Savunma Bakanlığı, Hollandalı askeri savaş uçaklarının 2015 yılında Irak’ın kuzeyinde IŞİD’in bomba imal ettiği iddia edilen bir fabrikaya düzenlediği...
Mahzen’de Doğanay rüzgarı
Mahzen restorant da Gökhan doğanay rüzgarı Her hafta gelenekselleşen  birbirinden  farkli sesleri biraraya  getiren  mahzen ailesi Gökhan Doganayi sevenleri ile...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ