HollandaManset

Terör Ve Çifte Standart

Her sayımızda Sayın vekilimiz Metin Külünk ile bazı konularda kısaca sohbet mahiyetinde karşınızda olacağız. Siz değerli okurlarımızında vekilimize soracağınız soruları veya konuları bekliyoruz. Umarız beğeniyle okursunuz.
Maalesef dünya genelinde özellikle de Avrupa’da artan İslam düşmanlığı ve ırkçılık nedeniyle en büyük zararı Batı’da yaşayan Müslümanlarla, Müslüman olmayan ama ten rengi esmer olan insanlar görüyor. 11 Eylül saldırılarının ardından İslamofobi tartışmaları aslında gündemden hiç düşmedi.
IŞID’in İslam dinini kullanarak terör faaliyetleri yapması dünyadaki Müslümanların işini daha da zorlaştırdı. Öldüren Müslüman ölen Müslüman; böyle bir İslam anlayışını kabul etmediğimiz gibi bu algının Batı toplumlarında da değişmesi için Müslüman toplumu olarak hep birlikte kenetlenerek çaba göstermek zorundayız. Müslümanlar, özelde de Türkler tabi ki bu kötü imajı, haksız ithamı hak etmiyorlar. Türk milletine ve TC Cumhurbaşkanına karşı Hollanda, Almanya ve Avusturya’dan yöneltilen çirkin saldırıların neticesinde söylenecek çok şey var; fakat bu saldırılar
Türkiye’nin haklı olduğunu, Batı’nın ise terör konusundaki çifte standardını ortaya koyuyor. Belçika saldırılarını gerçekleştiren teröristin ‘terörist’ olduğunu Hollanda’ya ileten bizdik. Bizim deport ettiğimiz bir teröristi besleyen onlar. Biz PKK ile savaşırken ve PKK’nin terör örgütü olduğunu yüksek sesle ifade ederken Belçika terörü beslemeye devam etti. İşte kurulan PKK çadırlarına hepimiz şahit olduk. Almanya’da korumalar eşliğinde PKK ‘lıların gösteri yaptıklarını görüyoruz. Bizim hep ifade ettiğimiz gibi, terörün iyisi kötüsü olmaz. İşid de PKK da terör örgütüdür ve hiç kimse tarafından kesinlikle desteklenmemelidir. Ancak bu şekilde hem İslamofobi’nin hem de terörün üstesinden gelebiliriz.
Avrupa’daki siyasetçileri genellemek tabi ki mümkün değil, ama özellikle solcu grupların ve Yeşiller’in inanılmaz bir PKK terör örgütü sempatisi olduğu için bu partilerin milletvekillerinin veya
yöneticilerinin bize karşı hasmane tutum sergilemelerini yadırgamıyorum. Türkiye’yi tanımak ve buradaki olayları anlamak için terörist kanallardan beslenmek yerine farklı kanalları kullanmayı denerlerse bu algı belki değişebilir. Avrupa siyaseti öyle bir yola evrildi ki ‘yabancı karşıtlığı’ siyasi başarı, dolayısıyla oy getirir oldu. Bu ırkçı söylemler şu anda o siyasetçilerin işine geliyor. Örnek verecek olursak geçtiğimiz günlerde ‘başörtüsünü yasaklamayı’ vaat eden bir cumhurbaşkanı adayı Avusturya’da birinci turda %37 oy aldı. Avrupa genelinde tüm ırkçı partilerin oyları yükselişte; bunun Avrupa toplumu için ürkütücü olduğunu kabul etmek gerekir.
Hollanda örneğine bakacak olursak; aynısı Almanya’da ve diğer Avrupa ülkelerinde de yaşandı. Hollanda medyasına has bir tutum değil bu; ‘daha global ölçekte bir operasyon’ da diyebiliriz. Düğmeye basılmış gibi günlerce hakaret ve küfür dolu haberler çıktı. Avrupa’daki siyasileri ve medya organlarını daha hassas olmaya ve Türkiye kökenli kardeşlerimizin hukukunu korumaya davet ediyorum. Tüm bu yaşadıklarımızın şüphesiz konjonktürle de ilgisi var. İslam dini bir barış dinidir; fakat bu dini biz anlatamıyorsak, doğru örnek olamıyorsak Müslüman toplumu olarak özeleştiri de yapmak zorundayız. Pes etmeden, doğru örnek olmaya ve güzellikleri anlatmaya devam etmeliyiz. Bütün bu yaşananlar yeniden bir uyanışa vesile olabilir, bizi güçlü kılabilir.

Metin Külünk

Daha Fazla Göster

Mahmut Erozturk

Guncel haber Genel yayin yonetmeni

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu