Hollanda

Uyum, Entegre olmak, Asimile olmak ve Yakalayabilmek

Uyum, içerisinde bulunduğun ortama, topluma uyabilmektir. O toplumla kaynaşabilmektir. Son zamanlarda Türk’lerin Hollanda’ya uyum sağlamadığı, entegre olmadığı ve içine kapanıp Hollanda toplumundan daha da uzaklaştığı dillendirilmeye başlandı. Türk toplumu Hollanda da uyumun hangi evresindedir diye soracak olursanız, Türkler taa birinci kuşakta Hollanda’ya uyum sağlamıştır. Türkler, Hollanda’ya ayağını ilk bastığı günden itibaren bu topluma uyum sağlamıştır. Dilini bile bilmediği bu memlekette her türlü iş de çalışmış. Temiz dememiş pis dememiş, ağır dememiş hafif dememiş ne varsa kolları sıvamış yapmış.

 

Entegre olmak demek, kendi kimlik ve benliğini kaybetmeden içerisinde yaşadığın toplumla kaynaşmak, onların yaşantıları, örf adet ve geleneklerine saygı duymak, onlarla birlikte iç içe yaşayabilmektir. Türk toplumu olarak tamamen entegre olduğumuzu hatta bazı konularda Hollanda’lıları bile geçtiğimizi söyleyebiliriz. Mesela örnek olarak verecek olursak, Sinterklaas geleneklerine Hollanda’lılar artık pek inanmıyorlar, bazı yerlerde kutlamıyorlar bile. Ama bizler, çocuklarımızın hoşuna gidiyor, ne olacak eğlensinler diye, bazen de abartarak, Hollanda’lılardan daha da ileri gidiyoruz.

 

Asimile olmak ise tüm varlığını, kültürünü, dilini, dinini, örf ve ananelerini terkedip bulunduğun toplumun, yani bizim açımızdan ele alacak olursak, Hollanda toplumunun içerisinde eriyip gitmektir. Onların dilini konuşmak, onların örf ve ananelerine göre yaşamak, sanki onlardan biriymiş gibi hayatını sürdürmektir. Hollanda’lılardan ayrıcalık sadece isim ve ten renginden ibaret olmasıdır. Türk milleti olarak bu konuda şimdilik dimdik ayaktayız, maalesef bazı istisnaların olmasına rağmen.

Reklam

 

Türk toplumu olarak Hollanda da neredeyiz derseniz, bana göre çok ilerdeyiz. O kadar ilerdeyiz ki bizi durdurabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Siyasetteki başarımızı kırmak için her türlü oyunları oynuyorlar. Büyük şehirlerdeki semt belediyeleri Türklerin eline geçince belediyeler kaldırıldı, bölge komisyonları oluşturuldu, Milletvekili seçimlerinde aynı partiden, seçilmesi zor yerde, fazla fazla Türk aday gösterdiler ki oylar dağılsın da tercihli oylarla Türkler seçilmesin. Buna rağmen seçilen Türk parlementerler üzerinde oyunlar oynandı ve partiden ihraç ettiler veya parlementerlerin partiden ayrılmalarına yol açtılar.

 

Yüksek okullarda ve üniversitelerde Türk gençlerin sayısı artınca bu sefer de kota koymanın veya başka bir şekilde engeller koyarak yüksek eğitimli Türk gençlerinin önünü kapamaya çalışıyorlar. Eğitime verilen burs ve subvansiyonları da keserek, ne de olsa ailelerinin geliri daha düşük olan Türk gençlerini maddi yönden zor durumda bırakarak gençlerin iyi bir eğitim almaları engellenmek istenmektedir.

 

Toplum içerisinde hiçbir taşkınlığa sebep vermeyen, radikalleşmenin “R” sini bile bilmeyen Türk gençlerinin üzerinde uydurma araştırmalar yapıp sanki Türk gençleri yönünden tehlike çanları çalıyormuş gibi yaygaralar koparttılar. Ama yutmadık, yutturamadılar ve yutturamayacaklar da.

 

Hani başlıkta “Yakalayabilmek” demiştik ya, işte bu da Hollanda toplumu için geçerli. Türk toplumu bu hızla giderse bizleri yakalayamayacakarından korktukları için hızımızı kesmeye çalışıyorlar. Ama BA-ŞA-RA-YA-MA-CAK-LAR.

Bu tren Sirkeci’den kalktı yoluna devam ediyor. Dur durak bilmeden devam ediyor. Hele şimdilerde bir de Hızlı Tren’e kavuştuk, aşk olsun bizi durdurana

Uğur Arısoy

Batı Avrupa Türk İslam Merkezi

Daha Fazla Göster

Mahmut Erozturk

Guncel haber Genel yayin yonetmeni

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu